Anasayfa
Sayı 1'den 155'e Yöre
Yöre'deki Yöremiz
Gezi Fotoğraflarında Edirne
Edirne Turları
Gezgin Dünyası
Yazı Dizileri
Yöre Yayınları
  Gezgin Dünyası
HEY TRAVEL TRENDS İLE "GÜNEY EGE İNCİLERİ " TURUMUZ
GÜZEL GEÇEN BİR BODRUM TURU...
24 Ağustos 2008 gecesi başlayan turumuz kalkış zamanında güzel geçeceğini belli etmişti aslında. 25 Ağustos sabahı öğlen saatlerine doğru otelimize vardığımızda gözlerde yorgunluk belirtisi vardı. Bitez'deki otelimize grubumuzu yerleştirdikten sonra istirahat vakti gelmişti. Akşam saatlerinde yapacağımız mehtap turu için buluşma saatimizi kararlaştırdıktan sonra ilk günün yorgunluğunu atmak için tam gün serbest zamanımız başlamıştı. Bodrum herkesi büyüleyen bir tatil yöresi. Akşam çıktığımız mehtap turunda Bodrum'u gece gözüyle denizden keyifle seyrettik. Kale yakınlarına ulaştığımızda demir attık ve kale ile ilgili açıklamalarda bulundum. Saint Jean Şövalyelerinden kalma kale Bodrum'a gelen yerli yabancı herkesin ilgisini çeken tarihi bir yapıdır. 1048 yılında Kudüs'e hacca giden hıristiyan hasta ve yaralılara yardım amacıyla bir hastane kurulur. Saint Jean şövalyelerinin temeli de bu hastaneye dayanmaktadır. 1108'deki haçlı seferlerinin de etkisiyle hastaneci-şövalyeler adıyla askeri-dini bir örgüt olarak kurulmuştur. Bu örgüt 1291 yılında Kudüs'ten çıkarılır. Bir süre Kıbrıs'ta kalıp Rodos ve civar adalara yerleşmişlerdir. 1406 yılında ise Ankara Savaşı'nda İmzir'de yıkılan kalelerinin yerine şimdiki kale inşası için 1.Mehmet (Çelebi) ile anlaşarak Menteşe Beyliği'nin tüm karşı çıkmalarına rağmen kale inşasını gerçekleştirirler. Şimdiki kale yapısından önce aynı yerde Menteşe Beyliği tarafından 1261-1269 yılları arasında yaptırılan başka bir kale vardır. Kale 180m x 185m ölçülerindedir.Deniz seviyesinden 47,5 m yüksekliğinde 5 kulesi vardır, bu kuleler; Alman, İngiliz, Fransız, İspanyol ve İtalyan kuleleridir. Kalenin bulunduğu yer eskiden Zephyria adıyla anılan bir adadır, ada zamanla ana kara ile birleşmiştir.

Ertesi sabah programımızda Cemal Beach tekne turu vardı. Bodrum'un doğa harikası koylarında dolaşıp sık sık yüzme molaları verdik. Akşam otele döndüğümüzde akşam yemeği sonrası grubumuzla birlikte Bodrum'u keşfetmek için merkeze gittik ve misafirlerimiz serbest alış-veriş imkanı buldular.

Artık üçüncü günümüze gelmiştik ki sabah kahvaltısından sonraki güzergahımız Akyaka'da tekne turu yapmak üzere Gökova idi. Takribi 2,5 saate yakın bir sabah yolculuğundan sonra Akyaka'ya ulaştık. Akyaka tekne turumuzda ilk yüzme molamız lacivert koyda idi. Adını suyun temizliğiyle bütünleştiren lacivert koy hafızalardan silinemeyecek güzellikte idi. Daha sonra durduğumuz akvaryum lacivert koya nispet eder gibiydi. Bir kaç yüzme molalı koy gezimizin ardından su altı mağaralarının bulunduğu yerde yüzme molası verdik. İlerleyen saatlerde teknemizden inip bu kez belki de dünyanın sayılı çaylarından Azmakbaşı çayındaki motorlu kayık turumuza başladık. Azmakbaşı Çayı sualtı florası ile eşsiz bir yer, gitmeyenlerin, görmeyenlerin kesinlikle ve kesinlikle görmeleri gerekir doğanın ülkemize armağanı Azmakbaşı'nı... Akyaka'nın tek eksi yanı sivrisinekler... Doğanın dengesini bozmamak için ilaçlama yapılmamakta burada. Akşam saatlerinde otele dönmek üzere yola koyulduk, grubumuz gerçekten çok uyumluydu, biz de Necati kaptan ile grubun uyumundan dolayı program dışı olan Belen Kahvesi'ne götürmek istedik. Grubun olumlu bakışlarıyla türkülere konu olan o meşhur Belen Kahvesi'ne gittik. Çaylar yudumlandı, gözlemeler yenildi, ardından yola devam...
Gece programımızda Bodrum gecelerinde barlar vardı. Daha önce Halikarnas'a gidenlerin yoğunlukta olması sebebiyle bu kez Hadigari'ye gittik.

Dördüncü günümüzde Gümbet hareketli tekne turumuzda Karaada tarafı vardı. Yine mavi bayraklı koylar, yine yüzme molaları, yine eğlence, mutluluk... Gecesinde ise bir önceki gecenin yorgunluğuna aldırış etmeyen misafirlerimizle bir kez daha Bodrum'a gittik. Bu kez amaç fasıl idi. Alem Bar'da güzel bir fasıl dinletisi.



Bir sonraki sabah sırada Didim vardı gezilecek yerler arasında. Didim tekne turunda yine koylar vardı, yine yüzme molaları, yine eğlence... Bugün grubumuz sadece tekne turu değil aynı zamanda ören yerlerinin de gezisini gerçekleştirdi. Antik dönemin en ünlü bilicilik merkezlerinden sayılan Didim Apollon Tapınağı vardı gezi noktalarımız arasında. Esasen hiç bir zaman kent niteliği taşımamıştı bu tarihi alan. Kehanet ve bilicilik merkezi misyonu üstlenmişti tarihsel süreçte... Miletos kentine bağlı bir bilicilik merkezi. Miletos kenti bir dönem Mileuata adıyla anılmıştı; "kutsal tapınağa giden yol" anlamında... Tarihte, antik dönemde kimler gelip de danışmamıştı ki buradaki oracle olarak adlandırılan kahinlere. Tarihte parayı ilk bulan Lidyalılar'ın efsanevi kralları Kroisos'tan Makedonya Kralı Büyük İskender'e kadar niceleri gelip danışmıştı buraya ve hediyeler armağan etmişlerdi.



Utku TUNCA-PROFESYONEL TURİST REHBERİ
İRTİBAT TEL: 0537 544 80 46 / 0 542 243 63 10
Mail: utkutunca@hotmail.com

  • 2000 - 2013 © Yöre Basın Yayın Reklam ve Dağıtım Hizmetleri
    Muhittin Günel İş Merkezi Kat:2 No:125 - EDİRNE
    Tel: 0.284.213 13 84 - Cep: 0.542.283 23 82
    refona.NET